
Katran - Sayı 3
Editörün Notu
Bu bir teşekkür notudur... Bu sayımızın çağrısını, "Dünyanın neresine bakınca canın acıyor?" sorusuyla açmıştık. Amacımız, büyük anlatıların, hazır cevaplann, sloganların gölgesinde kalan insanı sızıları duyabilmek, onlara bir sayfa açabilmekti. Aldığımız yanıtlardan biri, bizi hem derinden sarstı hem de en temel çıkış noktamız üzerine yeniden düşünmeye zorladı. Irmak YÜCELTEN'e en içten teşekkürlerimizi iletiyoruz. Çünkü bu, haklı bir uyarıdır. "İdeoloji karşıtı" derken kastettiğimiz şey; insanı kalıplara hapseden, düşünmeyi değil itaati önceleyen, eleştiriyi susturan katı dogmalardı. Ancak, yazarın da altını çizdiği gibi, dünyayı anlamlandırma çabamızın kendisi -ister onu adlandıralım ister adlandırmayalım bir perspektif ve bir 'lens' taşır. Bizim burada aradığımız, o lensin donmuş bir dogma haline gelmemesi, daima canlı, eleştirel, insanın somut acısına dokunabilen bir yerden beslenmesidir. Yazar bize şunu hatırlatıyor: Vicdan, bazen bir sistem eleştirisidir. Bir fikir, ne kadar keskin olursa olsun, eğer bir ekmek kuyruğundaki umutsuzluktan, geçim derdindeki yılgınlıktan filizleniyorsa, onu sadece "ideolojik" diye kategorize edip öteleyemeyiz. Biz Katran olarak, kesin cevapların değil, doğru soruların peşindeyiz. Bu metin, bizim için çok değerli bir soru seti sunuyor: Bir düşünce sistemi, onu savunanın vicdanından ayrı düşünülebilir mi? "Tarafsız" olma çabası, görünmez bir ideolojinin taşıyıcısı olmamıza sebep olabilir mi? En önemlisi: Sizin kalbiniz neye sızlıyor? Biz, sadece bu konuşmayı başlatmakla yükümlüyüz. Gerçek hafıza, ancak bütün sesler bir araya geldiğinde oluşur. Sesinizi bekliyoruz. Eleştirilerinizi bekliyoruz. Keyifli okumalar dileriz. Saygılarımızla, Katran Dergi Ekibi Adına Nuray YAY

