
Mim - Sayı 7
Editörün Notu
Sevgili okur, MİM Derginin 7.durağına hoş geldin. Bu sayıyı hazırlarken fark ettim, bazen kelimeler bile yoruluyor. Sürekli konuşan, açıklayan, anlatan bir dünyada, sessiz kalmanın da bir dili var. Belki de en güçlü metin, söylenmeyen satırda saklıdır. Yedinci sayıya gelirken, içimizde bir durulma hissi vardı. Ne acelemiz vardı, ne yetişmemiz gereken bir yer. Sadece yazmak istedik olduğu gibi, fazlasız. Bazen bir kalp kırıklığı kadar kısa, bazen bir nefes kadar uzun yazılarla. Sayfaları çevirdikçe fark edeceksin; Her yazı biraz iç döküş, biraz içe dönüş gibi. Kimi satırda bir çocuk sesi yankılanıyor, kimi satırda bir suskunluk. Ama hepsinde aynı arayış: Kendine dönmek, yeniden hatırlamak, yeniden başlamak. Bu sayı bir koşu değil, bir yürüyüş gibi. Hızla değil, fark ederek okunmalı. Bazı cümleleri ikinci kez okurken, belki ilk seferinde duymadığın bir anlamı hissedersin. Belki de tam o anda, kendi iç sesine rastlarsın. Yedinci sayımızla birlikte, Bir kez daha hatırlatıyoruz kendimize: Yazmak, yaşamanın bir başka biçimidir. Ve biz, her sayıda biraz daha kendimize varıyoruz. Yavaşla, derin bir nefes al... Bu defa hiçbir şeyin acelesi yok.






