
Altı Çizili - Issue 11
Editor's Note
Dünya, bize zarar verebilme ihtimali olan tehlikelerle dolu bir yer. Bu yüzden bizi koruyacağını düşündüğümüz zırhlarımızı kuşanıyoruz. Gerçeklikten korkuyoruz ve maskelerin ardına gizleniyoruz. Bir sır gibi saklanıyoruz ve her fırsatta köşe bucak kaçıyoruz kendimizden. Belki de bu dünyada en büyük bedel ve ödül, insanın kendisi olabilme hakkıdır. Her ne pahasına olursa olsun maskelere gerek duymadan gerçekliğini sergileyebilme cüretini gösterebilmesidir. Neyse ki, bizler gerçeğiz! Altı Çizili derginin değerli yazarları bu sayıda felsefi bir konu üzerinde düşündüler ve mürekkeplerini akıttılar. Konumuz: Maskeler ve Gerçekler. Bu da bir metafor olabilir değil mi? Çünkü çoğu zaman maskenin karşılığı somut bir maske olmayabiliyor. Gerçeklik ise ona yüklediğimiz anlama göre değişebiliyor. Hadi, gelin bakalım! Acaba değerli yazarlarımız bu konu hakkında neler düşünmüşler? Sevgili okur, hoş geldin! Burada maskelerin ardına gizlenmene gerek yok. Altı Çizili senin için hem gerçek hem de güvenli bir yer.
Altı Çizili - Issue 11 Summary
Automatically summarized by MagPublish.Altı Çizili dergisinin Mayıs 2026 tarihli 11. sayısı, genel yayın yönetmenliğini, editörlüğünü ve tasarımını üstlenen Fatma Şanlı liderliğinde, 'Maskeler ve Gerçekler' ana temasıyla okur karşısına çıkıyor. Bireyin modern dünyadaki varoluşsal bölünmesini, toplumsal roller ile öz benlik arasındaki çatışmayı felsefi ve edebi bir düzlemde ele alan bu sayıda, şiir ve deneme türündeki eserler öne çıkıyor. Fatma Şanlı, 'Bulanık' adlı şiirinde modern insanın flulaşan kimliğini ve aynalardaki yabancılaşmayı sorgularken; Ahmet Yılmaz Tuncer, 'Arafta' başlıklı eserinde yokluk ve varlık arasındaki ince çizgiyi lirik bir dille işliyor. Yusuf Merter, 'Dublör' şiiriyle ikircikli dünyada insanın kendi yerine koyduğu sahte kimlikleri eleştiriyor. Aybike Kazak'ın 'Maskeler' şiiri ise vitrinlerde sergilenen çehreler üzerinden toplumsal sahnedeki yapaylığı ve maskelerin altındaki derin kuyuları betimliyor. Nafiye Tanbastılar, 'Masal ve Hayat'ta çocukluk düşlerinin gerçeklikle çarpışmasını sorgularken, Cemal Karsavran 'Unutma' adlı eserinde aşkı ve içsel bekleyişi lirik bir tonda sunuyor. Sayının en dikkat çekici metinlerinden biri olan Dr. Osman Akçay imzalı 'Öfke Yemi', dijital çağın algoritmik tuzaklarını, sosyal medyadaki yapay öfke patlamalarını ve bu öfkenin nasıl birer ticari metaya dönüştüğünü sarsıcı bir dille analiz ediyor. Büşra Akel, 'Görünmez Yüklerimiz' adlı denemesinde, insanın kabul görmek adına takındığı maskelerin yarattığı psikolojik tahribatı ve gerçek olmanın gerektirdiği cesareti irdeliyor. Beyza Bozo ise 'Sahte Gülüşler Panayırı' başlıklı anlatısında, 'Vicdan' karakterinin rehberliğinde maskeli bir baloyu tasvir ederek toplumsal riyakarlığı alegorik bir dille gözler önüne seriyor.
Highlights In This Issue:
- ✦Fatma Şanlı'nın 'Bulanık' şiirinde ele aldığı modern insanın kimlik yabancılaşması
- ✦Dr. Osman Akçay'ın 'Öfke Yemi' yazısında dijital algoritmaların ve sosyal medya öfkesinin analizi
- ✦Büşra Akel'in 'Görünmez Yüklerimiz' denemesinde maskelerin ardındaki psikolojik yükler ve dürüstlük cesareti
- ✦Beyza Bozo'nun 'Sahte Gülüşler Panayırı' anlatısında vicdan kavramı üzerinden yapılan toplumsal alegori









