Sızı Numero 2
SızıNUMEROS 2

Sızı - Numero 2

Publicado: junio de 2024
Tipo:Independent
Periodo:Irregular
Idioma:Turco
Lugar de publicacion:İstanbul, Turquía
Portada
5.0(2)
Diseño
5.0(2)
Contenido
5.0(2)
Editor GerenteRumeysa Demir
EditorAyşenur Budak
EnsayistaMiray Yenen

Sızı - Issue 2 Summary

automatedSummarySubtitle
Text Size
15px

Sızı dergisinin Temmuz 2024 tarihli 2. sayısı, editörlüğünü, tasarımını ve son okumasını üstlenen Ayşenur Budak’ın koordinasyonunda "Kaybolmak" dosya konusuyla yayımlanmıştır. "Sol yanımızdan sızanlar" alt başlığıyla sunulan bu sayıda, insanın kendi içsel labirentlerinde, duygularında ve modern yaşamın gürültüsünde yitip gitme serüveni farklı edebi türlerle çözümlenmektedir. Dergi, Furuğ Ferruhzad’ın mısralarıyla açılış yaparak insanın menfaat pazarlarında kayboluşuna değinir. Ravza Nursu Doğan "Karanlık Sokak" adlı şiirinde rotasız bir gemi imgesi üzerinden düşüncelerde kayboluşu işlerken, Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar romanından yapılan alıntı bu yalnızlığı pekiştirir. Muhammet Baran Aslan’ın "A’ya" şiiri, insanın kendi elleriyle ördüğü ıssız hücreleri ve içsel gurbeti tasvir eder. Melek Ebrar Yılmaz "Uğruna Yaşamak" başlıklı denemesinde hüzün ve mutluluğun geçiciliğini, insanın kendini tanıma sürecindeki tecrübelerini felsefi bir düzlemde sorgular. Nilsu Ürnez "Emsâlsiz Kayıp" metninde Tarık Tufan’ın "Kaybolan" eserine atıfta bulunarak, buzdan bir şehirden aşkın ateşiyle kurtulma arayışını lirik bir dille aktarır. Miray Yenen "Kaybolmanın Arefesi" yazısında kaybetmek ile kaybolmak arasındaki ontolojik farkı, inanmak ve aramak kavramları üzerinden tartışmaya açar. Güray Süngü’nün "Düş Kesiği" alıntısıyla desteklenen "Lugat" bölümünde Türk Dil Kurumu sözlüğünden "tun tun kaçmak" deyimi Atillâ İlhan’ın bir cümlesiyle örneklendirilir. Hümeyra Sena Demir "Serzeniş" yazısında zihindeki belirsizliği kâğıda dökme çabasını ve mısralar arasında yüzen bir balina imgesini betimler. Melike Kürek "Bendeniz" adlı metninde Dostoyevski’nin "Öteki" romanına atıfta bulunarak uzaklardaki bir sevgiliye duyulan özlemi ve bekleyişi dile getirir. Ayşenur Budak ise "Kekre" adlı hikayesinde, portakal rengi saçlı Miyan karakteri üzerinden, aile içi gürültüyü ve şehrin merkezindeki beton küpte yaşayan, insanları kötü sözlerle zehirleyen Kekre adlı canavarı anlatarak toplumsal yozlaşmayı ve kelimelerin yaralayıcı gücünü simgesel bir dille sorgulamaktadır.

highlightsTitle

  • Ravza Nursu Doğan ve Muhammet Baran Aslan'ın yalnızlık temalı şiirsel sorgulamaları
  • Melek Ebrar Yılmaz'ın hüzün ve mutluluğun geçiciliğini ele alan felsefi denemesi
  • Miray Yenen'in kaybolmak ve kaybetmek kavramları üzerine ontolojik çözümlemesi
  • Ayşenur Budak'ın kelimelerin yıkıcı gücünü simgeleyen 'Kekre' adlı alegorik öyküsü
summaryDisclaimer

Dejar una resena

Comentarios solo de este numero