
Nostalji - Numero 11
Nota del editor
Sevgili okurlarımız, Zaman denen kavram insan için ucu bucağı olmayan yol gibidir. İnsan nasıl geçtiğini anlamaz, çok uzak gelen bir şey zaman geçince size çok yakın gelebilir. Tıpkı bu derginin hikayesi gibi. Biz bu dergi için yola çıktığımızda daha zamanımız var çok diye düşünüyorduk. Yalnızdık. Fakat şimdi bakıyoruz ki arkamızda çok büyük bir ailemiz var. Gerek ekip arkadaşlarımız gerekse siz okuyucularımız hep yanımızda oldunuz. Desteklerinizi eksik etmediniz. Bizi ulaştırdınız. 11. Hepinize teşekkür ediyoruz. sayıya çok Nostalji Dergi sizinle daha güçlü. Birlikte nicelerine... Sevgiyle, edebiyatla kalın... GENEL YAYIN YÖNETMENİ SİNEM ŞAHİN
Nostalji - Issue 11 Summary
automatedSummarySubtitleNostalji dergisinin 11. sayısı, Genel Yayın Yönetmenliğini ve son okumasını Sinem Şahin’in, editörlüğünü Begüm Erkol’un, tasarımını ise Ruveyda Tulmaç’ın üstlendiği edebi kadrosuyla okurla buluşuyor. Bu sayıda öne çıkan ana izlek, Türk edebiyatının ve milli mücadelenin simge isimlerinden Halide Edib Adıvar’ın tarihi duruşu ve Sultanahmet mitingidir. Zümrüd-ü Sabah ve Sabahat Akın’ın kaleme aldığı 'Ateşten Gömleğin Zarif İlmiği: Halide'ye' adlı ortak çalışma, Adıvar’ın mücadeleci ruhunu şiirsel bir dille selamlarken; Begüm Erkol, 'Karanlığın İçindeki Aydınlık: Sultanahmet’in Sesi' başlıklı yazısında 23 Mayıs 1919 tarihindeki o meşhur mitingi ve 'Vatan savunmasında cinsiyet yoktur' şiarını sosyolojik bir perspektifle inceliyor. Gizem Gökmen ise 'Ben Halide’ydim, Halide Bendim' başlıklı metninde, geçmişin milli mücadele kahramanı kadınlarının mirasını günümüz kadınının içsel dünyasıyla ilişkilendiriyor. Derginin kurmaca ve anlatı sayfalarında Kamil Erbil’in 'Vicdanın Sesi' adlı öyküsü, bir zabıta memurunun vicdan muhasebesini ve yıllar sonra bir tıp fakültesinde iyiliğin karşısına çıkışını çarpıcı bir kurguyla sunuyor. Şiir cephesinde Mısra Tümerden 'Ruhun Tek Yurdu' ile sığınma ve sevda kavramlarını işlerken, Emre Özkan 'Duyabilsen' şiirinde ulaşmayan mektupların ve harlanmış hasretin sesini duyuruyor. Ruveyda Tulmaç, 'Mah'a Hasret' başlıklı mensur şiirinde 'Mahbânu' karakteri üzerinden varoluşsal bir arayışı ve kozmik imgeleri sorguluyor. Ecrin Erbay’ın 'Zahir' adlı şiiri, çürüyen martılar ve kara ölüm metaforlarıyla distopik bir atmosfer kurarken; İhsan Fatih Polat, 'Çok Kadar Çok' şiirinde 'EBEDÎ' mahlasıyla insanın içsel kaygılarını ve zincirlerini ritmik bir dille aktarıyor. Sanem Tolga, 'Herkesin Gözüne Batan Bir Köşe Yastığı Gibiyim' başlıklı denemesinde nesneleşme, yabancılaşma ve toplumsal görünmezlik temalarını sarsıcı bir dille irdeliyor. Son olarak Gizem Kılıç, 'Çıkmaz Sonlar' ile geçmişin zihindeki puzzle parçalarını çözmeye çalışırken, Sinem Şahin 'Alışırsın Zamanla' şiiriyle ayrılığın ve zamanın iyileştirici gücünü ele alıyor.
highlightsTitle
- ✦Halide Edib Adıvar'ın 1919 Sultanahmet mitingindeki tarihi duruşu ve kadın mücadelesindeki rolü
- ✦Kamil Erbil'in 'Vicdanın Sesi' öyküsünde iyilik, adalet ve yıllar sonra gelen anlamlı karşılaşma
- ✦Sanem Tolga'nın 'Herkesin Gözüne Batan Bir Köşe Yastığı Gibiyim' denemesinde yabancılaşma ve nesneleşme
- ✦Zümrüd-ü Sabah, Sabahat Akın ve Gizem Gökmen'in kaleminden milli mücadelenin kadın kahramanlarına saygı duruşu
- ✦Mısra Tümerden, Emre Özkan ve Ecrin Erbay'ın şiirlerinde varoluşsal sorgulamalar ve lirik hasret









