
Katran - Numero 3
Nota del editor
Bu bir teşekkür notudur... Bu sayımızın çağrısını, "Dünyanın neresine bakınca canın acıyor?" sorusuyla açmıştık. Amacımız, büyük anlatıların, hazır cevaplann, sloganların gölgesinde kalan insanı sızıları duyabilmek, onlara bir sayfa açabilmekti. Aldığımız yanıtlardan biri, bizi hem derinden sarstı hem de en temel çıkış noktamız üzerine yeniden düşünmeye zorladı. Irmak YÜCELTEN'e en içten teşekkürlerimizi iletiyoruz. Çünkü bu, haklı bir uyarıdır. "İdeoloji karşıtı" derken kastettiğimiz şey; insanı kalıplara hapseden, düşünmeyi değil itaati önceleyen, eleştiriyi susturan katı dogmalardı. Ancak, yazarın da altını çizdiği gibi, dünyayı anlamlandırma çabamızın kendisi -ister onu adlandıralım ister adlandırmayalım bir perspektif ve bir 'lens' taşır. Bizim burada aradığımız, o lensin donmuş bir dogma haline gelmemesi, daima canlı, eleştirel, insanın somut acısına dokunabilen bir yerden beslenmesidir. Yazar bize şunu hatırlatıyor: Vicdan, bazen bir sistem eleştirisidir. Bir fikir, ne kadar keskin olursa olsun, eğer bir ekmek kuyruğundaki umutsuzluktan, geçim derdindeki yılgınlıktan filizleniyorsa, onu sadece "ideolojik" diye kategorize edip öteleyemeyiz. Biz Katran olarak, kesin cevapların değil, doğru soruların peşindeyiz. Bu metin, bizim için çok değerli bir soru seti sunuyor: Bir düşünce sistemi, onu savunanın vicdanından ayrı düşünülebilir mi? "Tarafsız" olma çabası, görünmez bir ideolojinin taşıyıcısı olmamıza sebep olabilir mi? En önemlisi: Sizin kalbiniz neye sızlıyor? Biz, sadece bu konuşmayı başlatmakla yükümlüyüz. Gerçek hafıza, ancak bütün sesler bir araya geldiğinde oluşur. Sesinizi bekliyoruz. Eleştirilerinizi bekliyoruz. Keyifli okumalar dileriz. Saygılarımızla, Katran Dergi Ekibi Adına Nuray YAY
Katran - Issue 3 Summary
automatedSummarySubtitleKatran dergisinin Ocak 2026 tarihli 3. sayısı, genel yayın yönetmenliğini, mizanpajını ve editoryal koordinasyonunu Nuray Yay'ın üstlendiği, editör kadrosunda ise İrem Karabacak, Seval Tunç ve Nurcan Topal'ın yer aldığı zengin bir içerikle okur karşısına çıkıyor. Bu sayıda, 'Dünyanın neresine bakınca canın acıyor?' sorusunun izinde, insanlığın evrensel ve güncel trajedileri felsefi, edebi ve sosyolojik bir süzgeçten geçiriliyor. Irmak Yücelten'in kapitalizm ve modern kölelik üzerine kurduğu sert eleştiri, Nuray Yay'ın Filistin ve küresel sessizlik bağlamında Edward Said, Hannah Arendt ve Frantz Fanon referanslarıyla kaleme aldığı 'Vicdanî Sorumluluğu Üstünden Atma(!) Seansı' başlıklı makalesiyle birleşerek sayının düşünsel omurgasını oluşturuyor. Serhat Gök, 'Zaman ve An Üzerine' adlı yazısında Sartre, Eliot, Tanpınar ve Aliya İzzetbegoviç üzerinden insanın ontolojik yolculuğunu ve modernitenin tek tipleştirici ağını irdeliyor. Yılmaz Boran Kılıç'ın 'Gregor Ülkesinin Konsolosluğu' adlı öyküsü bürokrasinin soğuk yüzünü ve bireyin yabancılaşmasını Haşmet karakteri üzerinden çarpıcı bir dille aktarırken, Arın Sera 'Şiirin Yüzü Olur Mu' başlıklı metninde edebiyatın endüstrileşmesini ve şair imajının şiirin önüne geçirilmesini sorguluyor. Yusuf Kara'nın apateist duruşu ve sessizliği ele alan 'Sessizliğin Tarafı' denemesi ile Esra Özdemir'in 'Doğum Sancısının Sanrisallığı Üzerine' başlıklı varoluşsal anlatısı, derginin nesir alanındaki entelektüel gücünü pekiştiriyor. Şiir cephesinde ise Çağan Günaydın'ın 'Korkma!', Hazal Kurnaz'ın 'Gazi', Anıl Aydoğdu'un 'Devrim', Atalay Osmanoğlu'nun 'Kifayetsiz Soluğun Mirası' ve 'Tutsak' şiirleri, bireysel ve toplumsal acıların estetik birer dışavurumu olarak öne çıkıyor. Katran, bu sayısıyla dogmalardan uzak, insanı ve somut acıyı merkeze alan bağımsız bir fikir platformu sunuyor.
highlightsTitle
- ✦Irmak Yücelten ve Nuray Yay'ın kaleminden ideoloji, vicdan ve kapitalizm eleştirisi
- ✦Serhat Gök'ün 'Zaman ve An Üzerine' başlıklı derinlikli felsefi ve ontolojik incelemesi
- ✦Yılmaz Boran Kılıç'ın bürokratik yabancılaşmayı ele alan 'Gregor Ülkesinin Konsolosluğu' öyküsü
- ✦Arın Sera'nın günümüz edebiyatındaki görselleşme eğilimini sorgulayan 'Şiirin Yüzü Olur Mu' yazısı
- ✦Çağan Günaydın, Hazal Kurnaz ve Atalay Osmanoğlu'nun varoluşsal sancıları işleyen şiirleri

