Altı Çizili Numero 12
Altı ÇiziliNUMEROS 12

Altı Çizili - Numero 12

Publicado: junio de 2026
Tipo:Independent
Periodo:Monthly
Idioma:Turco
Lugar de publicacion:Şanlıurfa, Turquía
Portada
4.8(5)
Diseño
5.0(5)
Contenido
5.0(5)

Nota del editor

Altı Çizili Dergi 1 yaşında! Zaman ne çabuk geçiyor değil mi? Daha dün sanki içimizde ilk sayının hazırlanma heyecanını taşıyorduk. Bugün ise 12. kez buluşuyor olmanın tatlı sevincini yaşıyoruz. Bu sayı özel bir sayı bizim için. Aramıza yeni katılan dostlar da var ama uzun aylar boyunca elimizi hiç bırakmayan yarenlerimiz de var. O değerli dostları andık son sayfamızda. Öte yandan bizi bir okur olarak destekleyen güzel dostlara da en büyük teşekkürü borç biliyoruz. Bu sayımızda daha önce yer verdiğimiz bütün konulardan bir seçki hazırladık. Yazarlarımız tekrar kalemlerini ellerine aldılar ve bu sefer özel bir sayı için sayfalarımızda buluştular. Bizler de duygulandık. Çünkü yazdıkça anlam buluyor yaşam. Sizler sayfalarımızı her çevirdiğinizde Altı Çizili anlamına anlam katıyor. Değerli okur! Altı çizilecek daha nice satırlar var. Okunacak ve yazılacak kelamlarımız var. Yolumuz uzun ama sen yanımızda olduğun sürece o yol yürünmeye değer. İyi ki doğdun Altı Çizili! İyi ki varsın Altı Çizili okuru!

EditorFatma Şanlı
PoetaAhmet Yılmaz Tuncer, Ozan Ebedi, Aybike Kazak, Beyza Bozo, Nilgün Kurnaz, Cemal Karsavran, Gülnaz Okuyan
EnsayistaBilge İşıl

Altı Çizili - Issue 12 Summary

automatedSummarySubtitle
Text Size
15px

Altı Çizili dergisinin Haziran iki bin yirmi altı tarihli on ikinci sayısı, genel yayın yönetmenliğini, editörlüğünü ve tasarımını üstlenen Fatma Şanlı'nın öncülüğünde okurla buluşuyor. Bu sayıda, insan deneyiminin çok boyutlu yönleri şiir ve denemeler aracılığıyla masaya yatırılıyor. Fatma Şanlı, 'Büyümüş' şiiriyle bireysel dönüşümü ve yazgıyı sorgularken, 'Küçüğüm, Küçüklüğüm' başlıklı denemesinde Sezen Aksu'nun ikonik eseri üzerinden yetişkinliğe geçişin getirdiği yabancılaşmayı ve çocuklukla vedalaşmanın hüznünü ele alıyor. Ahmet Yılmaz Tuncer 'Gölgeler' şiirinde zamanın ve aşkın geçiciliğini sorgularken, Ozan Ebedi geleneksel halk şiiri esintileri taşıyan 'Yuttun Ah!' ile sitemkar bir edebi duruş sergiliyor. Kent yaşamının boğucu atmosferini ve doğadan kopuşu 'Betonların Üzerindeki Gökyüzü' başlıklı çalışmasıyla resmeden Aybike Kazak, modern insanın yalnızlığına ayna tutuyor. Nilgün Kurnaz 'Ben Kimim?' sorusu etrafında varoluşsal bir kimlik arayışına girişirken, Cemal Karsavran 'Yüreğim Delişmen' şiirinde terk edilmiş bir köyün, ıssızlaşan yaylaların ve yok olan kırsal yaşamın sosyolojik portresini çiziyor. Beyza Bozo 'Soru İşaretlerinden Duvarlar' ile bireyler arasındaki aşılmaz sessizlik duvarlarını ve içsel hesaplaşmaları irdeliyor. Gülnaz Okuyan 'Tuğladan Duvara' metninde kalabalıklar içindeki yalnızlığı ve monoloğa dönüşen diyalogları çözümlerken, Bilge Işıl 'İnsanın Bazen Hali' başlıklı yazısında hayatın getirdiği yıkımları ve insanın kendini yeniden inşa etme gücünü felsefi bir dille aktarıyor.

highlightsTitle

  • Aybike Kazak, modern kentin betonları arasında sıkışan insanı ve gökyüzünü irdeliyor.
  • Cemal Karsavran, Yüreğim Delişmen şiirinde kırsal çöküşü ve terk edilmişliği işliyor.
  • Fatma Şanlı, Sezen Aksu'nun Küçüğüm şarkısı üzerinden çocukluk ve büyümeyi sorguluyor.
  • Gülnaz Okuyan, Tuğladan Duvara metninde bireysel yalnızlığı ve aşılmaz sınırları ele alıyor.
  • Beyza Bozo, Soru İşaretlerinden Duvarlar'da iletişimsizliği ve iç sesi çözümlüyor.
summaryDisclaimer

Dejar una resena

Comentarios solo de este numero