
Olé - Issue 5
Editor's Note
"Hayatı satın alamazsınız, sadece zamanınızı satarsınız." Her sabah uyandığımızda sadece güne değil, devasa bir piyasaya da gözlerimizi açıyoruz. Raflardaki ürünlerin, ekranlardaki ilanların ve hatta kurduğumuz hayallerin üzerine iliştirilmiş görünmez fiyat etiketleri arasında dolaşıyoruz. Bu sayıda; Barkodların ardındaki insanı, Sermayenin şekillendirdiği estetiği, Ve her şeyin satılık olduğu bir dünyada paha biçilemez olanı arıyoruz. Mülkiyetin ağırlığından kurtulup var olmanın hafifliğine geçmek için... Şimdi ellerimizdeki işi, zihnimizdeki hesabı bir kenara bırakalım. Hazır mısınız? O zaman hep birlikte yeniden “Olé!” diyelim. Satın alınamayan anlara, emeğin kutsallığına ve sistemin dışındaki o özgür düşünce boşluklarına. ✨
Olé - Issue 5 Summary
Automatically summarized by MagPublish.Olé dergisinin 5. sayısı, modern dünyayı şekillendiren en güçlü sistemlerden biri olan kapitalizmi, ekonomik bir model olmanın ötesine taşıyarak sosyolojik, psikolojik, dilbilimsel ve edebi boyutlarıyla derinlemesine inceliyor. Sayı, Sümeyra Aydemir’in insanın kendi emeğine ve zamanına yabancılaşmasını ele alan 'Çarkın İçinde İnsan' yazısıyla açılıyor. Onur Yasin Çakmak, 'Kapitalizm ve Dilbilim' makalesinde dilin piyasalaşmasını ve 'özgürlük' gibi kavramların uğradığı anlam kaymalarıyla ideolojik bir taşıyıcıya dönüşmesini çözümlerken; Ayhan Şimşek, ABD-İsrail-İran geriliminin arkasındaki küresel hegemonya ve enerji savaşlarını kapitalist genişleme arzusu üzerinden okuyor. Edebi cephede, Attilla Kuşçuoğlu 'Kravat' şiiriyle proleter kimliğin dönüşümünü sorgularken, Rengin Turcan İskender 'Kapitalizm İçin Gece Vardiyası' şiiriyle plazalara sıkışmış modern insanın dramını çarpıcı imgelerle resmediyor. Ezgi Alınca, 'Kalbin Barkodu Yoktur' başlıklı denemesinde nesnelerin değil vaatlerin satın alındığı bir arzu endüstrisini irdeliyor. Fahriye Sultan Deniz ise evlilik ve yuva kurma süreçlerinin nasıl birer tüketim vitrinine dönüştüğünü sosyolojik bir gözlemle aktarıyor. Psikolojik boyutta Psk. Ayça Çimen, bireysel kimliğin inşasındaki rekabetçi piyasa etkilerini sorgularken; Nur Sena Çulfaz, Pierre Bourdieu’nun 'kültürel sermaye' kavramı eşliğinde hayata başlama noktalarındaki sınıfsal adaletsizliği gözler önüne seriyor. Tuğra Alp Nişancı’nın 1991 sonrası küresel kültür hegemonyasını incelediği sayı, Yaren Yeğenoğlu’nun kadın bedeni ve emeğinin sömürüsünü feminist bir perspektifle ele alan yazısı ve Yağmur Aktaş’ın Max Weber’in 'demir kafes' kavramı ile Charlie Chaplin’in 'Modern Zamanlar' filmine atıfta bulunarak kurguladığı modern kölelik analiziyle tamamlanıyor.
Highlights In This Issue:
- ✦Sümeyra Aydemir ve Ezgi Alınca'nın kaleminden tüketim çağında insanın ontolojik yabancılaşması
- ✦Onur Yasin Çakmak'ın dilbilimsel analiziyle sözcüklerin ekonomisi ve anlam kaymaları
- ✦Ayhan Şimşek'in merceğinden ABD, İsrail ve İran geriliminin arkasındaki kapitalist savaş ekonomisi
- ✦Pierre Bourdieu ve Max Weber referanslarıyla kültürel sermaye ve modern demir kafes tartışmaları
- ✦Yaren Yeğenoğlu'nun analiziyle kapitalizmin kadın emeği ve bedeni üzerindeki sömürü mekanizmaları



