
Mim - Issue 9
Editor's Note
Kışın o ağır, içe dönük perdesini aralayıp baharın tazeleyici nefesine gözlerimizi açtığımız 9. sayımızla yeniden huzurlarınızdayız. Tabiatın uyanışına, toprağın canlanışına şahitlik ettiğimiz bu bahar sayısı, tıpkı mevsimin kendisi gibi kalplerimizin derinliklerindeki tomurcukları da yeşertme gayesi taşıyor. Her bahar, yeryüzünü olduğu kadar ruhumuzu da ısıtan bir güneşle başlar. Biz de bu sayımızda, hayatın tam kalbine dokunan; bizi kimi zaman derin bir sükûtun koynuna bırakan, kimi zaman ise varlığın ve yokluğun ötesine, o dervişane hiçlik makamına doğru uzun bir yolculuğa çıkaran eserlere yer verdik. İnsan olmanın en kırılgan hallerini, hastalık perdesinin arkasında gizlenen şifayı ve hayatın en güzel hediyesi olan o kalbi karşılaşmaları kelimelerin gücüyle ilmek ilmek işledik. Baharın gelişiyle tabiatın geçirdiği o muazzam dönüşüm, insan ruhunda aşkın farklı mevsimleri olarak yerini bulur. Yeni sayımızın sayfalarında, hem bu dönüşümün zarafetini hem de çağın dayatmalarına karşı duran vakur bir yalnızlığı bir arada bulacaksınız. "Her bahar bir uyanıştır; hem toprağın hem de kalbin..." Mürekkebin şifasına ve kelimelerin asaletine inanan tüm okurlarımız için derinlikli, sakin ve bir o kadar da umut dolu bir seçki hazırladık. Baharın, içinizdeki umudu daima taze tutması temennisiyle... Keyifli okumalar







