
Afra
Afra dergisi, ilk sayısında zamanın akışından toplumsal acılara, tasavvufi arayışlardan Filistin ve deprem gerçekliğine uzanan derinlikli bir edebi yolculuk sunuyor.
Afra Ikhtisar & Ringkasan
Afra dergisi, ilk sayısında zamanın akışından toplumsal acılara, tasavvufi arayışlardan Filistin ve deprem gerçekliğine uzanan derinlikli bir edebi yolculuk sunuyor.
Afra Fikir ve Edebiyat Dergisi, Temmuz 2023 tarihli ilk sayısıyla yayın hayatına adım atıyor. Genel Yayın Yönetmenliğini ve editörlüğünü Tuba Yanık’ın üstlendiği bu ilk sayı, 'Durun gölgeler! Bu sayfalar çıkmaz bir sokaktır' mottosuyla okuyucuyu karşılıyor. Dergi, insanın varoluşsal sancılarından toplumsal trajedilere uzanan geniş bir yelpazede, edebi ve fikri bir duruş sergiliyor. Emine Yıldırım’ın 'Dem Bu Dem' başlıklı açılış yazısı, zamanın akıp gidişi karşısında insanın yolculuğunu ve anı biriktirme çabasını felsefi bir dille sorguluyor. Şeyma Özdemir, 'Penceremden İzliyorum Seni' adlı şiirinde çocukluk, vefa ve içsel gözlemleri lirik bir üslupla aktarıyor. Sayının en dikkat çekici metinlerinden biri olan Müberra Demirel imzalı 'Birinci Bab: Bir İnsan, Bir Kızguran', haz cini Kızguran sembolü üzerinden insanın nefis, arzu ve dünya bağlarıyla olan çetin mücadelesini alegorik bir dille çözümlüyor. Beyzâvî’nin 'Hicret' şiiri ise yolda olma arzusunu ve hakikate sığınma ihtiyacını müphem bir atmosferde işliyor. Agsem-i Kul, 'Bekleyiş Zinciri' başlıklı tefekküründe kader, vuslat, ölüm ve aşk kavramlarını birbirine bağlanan halkalar halinde inceliyor. Tuba Yanık, 'Ömür Dediğin; Bir Kavanoz Kamış Yonga' yazısında hat sanatı, meşk kağıtları ve hiçlik makamı üzerinden Gülbeyaz karakterinin dünyasını ve sanatsal adanmışlığı ele alıyor. Melike Sündüs Ceylan’ın 'Karanlık Direnişin İz Sürümü' metni, vatan ve ümmet bilinciyle yoğrulmuş bir umut yolculuğunu tasvir ediyor. Toplumsal meselelere de güçlü bir duyarlılık gösteren sayıda, Nursena Korkmaz 'Önce Yüreğimizde Özgürleşsin Kudüs' başlıklı yazısıyla Filistin’deki insanlık dramını vicdan süzgecinden geçirirken; Hilal Çetin 'Sar'altınım' başlıklı dokunaklı metninde Kahramanmaraş ve Hatay depremlerinin yarattığı derin yıkımı, kayıpları ve depremde yitirilen Hale’nin hatırasını edebi bir ağıta dönüştürüyor.