
Ters Işık - Numero 2
Note de la redaction
Çok şey söylenmiş beklemek üzerine, daha da niceleri söylenir. Bakın biz şimdiden bir şeyler söyledik bile. Beklemek, durmak mıdır? Beklenen filmlerde gösterilen bir kahraman mı inandırıldığımız gibi yoksa kendi direnişçilerimizi unuttuk mu? Her şey en başından belliydi zaten, bir süre uyutulmuş olabiliriz fakat beklemek var gücünle direnmektir bu hikayede. Kendi payına düşeni yaparak her gün inatla, katkını küçümsemeden... Çünkü ümitsizlik hiç yakışmıyor gerçek kahramanlara. Eğreti duruyor “ne fark eder ki?” gibi sorular ağzında, fark ediyor kardeşim, ediyor yüreğini ferah tut sen. Kelebek etkisini de mi duymadın hiç? Kendimize yakışanı yapmak için çaba göstermemiz de bekleyişimize dahildir. Dedim ya kendimize yakışan...
Ters Işık - Issue 2 Summary
automatedSummarySubtitleTers Işık dergisinin Güz 2025 tarihli ikinci sayısı, Genel Yayın Yönetmenliğini Gülnihal Tosun’un, yayın danışmanlığını ise Zeynep Aykanat’ın üstlendiği edebi kadrosuyla "Beklemek" teması etrafında şekilleniyor. Dergi, adını aldığı fotoğrafçılık teriminin felsefi arka planına sadık kalarak, görünür olanın ardındaki saklı bakış açılarını ve düşünceleri gün yüzüne çıkarmayı hedefliyor. Gülnihal Tosun’un "editörden" yazısıyla açılan sayıda, bekleyişin pasif bir duruştan ziyade aktif bir direniş ve çaba olduğu vurgulanıyor. Ela Özduman "Beklerken Sabahı" başlıklı metninde gecenin karanlığından sızan ışığı ve sabrın büyüme üzerindeki etkisini şiirsel bir dille aktarırken, Sennur Mutlugil "Bekleyiş" adlı şiirinde bekleme odasındaki bir saksı çiçeğinin suskunluğu üzerinden insan psikolojisini çözümlüyor. Hatice Gürdal "Bekleten Olma Beklenen Ol" başlıklı yazısında bireyin kendi sınırlarını çizme ve başkalarının beklentilerinden sıyrılarak kendi hayatına değer katma sürecini irdeliyor. Büşra Kumaş’ın "Kapı Hep Açık" adlı öyküsü, Ocak 1975’te savaşın gölgesinde babalarını askere uğurlayan iki kardeşin dramatik ve sırlarla dolu bekleyişini tarihsel bir atmosferde sunuyor. Hilal Baysal "Teslimiyet" makalesinde tevekkül ve sabır kavramlarını Yunus Emre, Mevlana ve Sezai Karakoç’un felsefi yaklaşımlarıyla temellendiriyor. Nida Alkan "Ümitli Bir Bekleyiş İstiyorum" metninde inanç ve ümit arasındaki bağı sorgularken, İhsan Fatih Polat "Bir Işık Yak Meleğim" şiiriyle lirik bir sesleniş gerçekleştiriyor. Latife Pehlivan’ın "Hayat Treni" denemesi, anne karnından başlayıp ömre yayılan bekleyişleri bir tren yolculuğu metaforuyla ele alıyor. Aygül Erdemes "Gizlenmiş Vukuat" şiirinde Anadolu motifleri ve melankolik imgelerle yüklü bir iç döküm sunarken, Fadime Kiremit "Bekleyişin O Tutsak ve Özgür Kılan Melodisi" başlıklı kapanış yazısında beklemeyi insanı yontan ve olgunlaştıran bir heykeltıraş sanatı olarak tanımlıyor. Görsel dünyası Oğuzhan Aşçıoğlu, Dom J, Dinara Guseinova ve Mitya Parker’ın fotoğraflarıyla desteklenen bu sayı, beklemek eylemini tüm felsefi, edebi ve psikolojik boyutlarıyla masaya yatırıyor.
highlightsTitle
- ✦Büşra Kumaş’ın Ocak 1975 savaş atmosferinde geçen, baba ve kardeş kaybıyla örülü 'Kapı Hep Açık' adlı dramatik öyküsü
- ✦Hilal Baysal’ın tevekkül ve sabır kavramlarını Yunus Emre, Mevlana ve Sezai Karakoç referanslarıyla incelediği 'Teslimiyet' makalesi
- ✦Fadime Kiremit’in bekleyişi insanı olgunlaştıran bir yontu sürecine benzettiği felsefi çözümlemesi
- ✦Ela Özduman, Sennur Mutlugil, İhsan Fatih Polat ve Aygül Erdemes’in beklemek temalı lirik ve sembolik şiirleri


