
Ruhefzâ
İslam, sanat ve edebiyatın kesişim noktasında ruhsal bir yolculuğa çıkaran Ruhefzâ'nın ilk sayısı, okumak, sabır ve tefekkür üzerine derinlikli bir bakış sunuyor.
A. Nur Parlak, Emine Ekin, Hatice Özen, Hülya Özen, Melek Zişan Çetin, Miyase Dündar, Şaheste Türkoğlu
Ruhefzâ Overview & Summary
İslam, sanat ve edebiyatın kesişim noktasında ruhsal bir yolculuğa çıkaran Ruhefzâ'nın ilk sayısı, okumak, sabır ve tefekkür üzerine derinlikli bir bakış sunuyor.
Ağustos iki bin yirmi altı tarihli Ruhefzâ dergisinin ilk sayısı, İslam, sanat ve edebiyat ekseninde derinlikli bir okuma deneyimi sunuyor. Genel Yayın Yönetmenliğini ve editörlüğünü A. Nur Parlak'ın üstlendiği bu sayı, okuyucuyu ruhsal bir yolculuğa davet eden zengin bir içeriğe sahip. Hatice Özen'in "Huzur-u İkra" başlıklı yazısıyla okumanın sadece bilgi edinmek değil, aynı zamanda cehaleti dağıtarak insanı kendi özüne döndüren bir eylem olduğu vurgulanıyor. Hülya Özen, "Teferrüç" kavramını Arapça kökeninden günümüzdeki kullanımına taşıyarak, içsel ferahlamanın ve ruhsal gezintinin önemini ele alıyor. A. Nur Parlak, "Nasıl Yaşanır?" adlı şiirinde varoluşsal sorgulamalara yer verirken, "Mürekkebi Kurumayanlar" bölümünde ise hattat Yâkut el-Musta’sımî'nin hayatı ve hat sanatına katkıları detaylı bir şekilde inceleniyor. Melek Zişan Çetin'in "Beklerken Bozulmamak" yazısı, sabrın sadece beklemek değil, aynı zamanda bekleyiş sürecinde insanın kendi iç dengesini koruyabilmesi üzerine odaklanıyor ve Hz. Muhammed ile sahabelerin hayatından örnekler sunuyor. Miyase Dündar'ın "Yarım Mektuplar"ı, içsel yalnızlık ve kabulleniş temalarını işlerken, Şaheste Türkoğlu "Sessizce Eksilen Şeyler" ile modern dünyanın getirdiği dikkat dağınıklığı ve şükürsüzlük üzerine düşündürüyor. Emine Ekin ise "Gürültü ve Gerçeklik" makalesinde, dış dünyanın karmaşası ile içsel hakikat arasındaki ilişkiyi felsefi bir bakış açısıyla irdeliyor. Bu sayı, okuyucuyu hem entelektüel hem de ruhsal bir tefekküre davet eden, farklı disiplinleri bir araya getiren özgün bir dergi olarak öne çıkıyor.